Filtreler Olmadan Kendine Bakmak
Sosyal medyada paylaştığımız her fotoğraf, aslında kendimize tuttuğumuz dijital bir ayna gibi. Ancak bu aynanın üzerinde çoğu zaman filtreler, efektler ve düzenlemeler var. Peki bu, kendimize bakışımızı nasıl değiştiriyor?
Filtreler neden bu kadar çekici?
Filtreler; cildi pürüzsüzleştiriyor, ışığı güzelleştiriyor, yüz hatlarını inceltiyor, renkleri canlandırıyor. Yani bize, “daha iyi versiyonumuz” gibi görünen bir görüntü sunuyor. Kısa vadede bu hoş hissettirebilir. Fakat uzun vadede, ayna karşısında gördüğümüz gerçek halimizi kabullenmemizi zorlaştırabiliyor.
Filtreli ben mi, gerçek ben mi?
Bir süre sonra, filtresiz halimizi beğenmemeye başlayabiliyoruz. Fotoğraf çekmeden önce “nasıl görünüyorum?” yerine “hangi filtreyi kullansam?” diye düşünmek yaygın bir alışkanlık haline geliyor. Bu da şu soruyu doğuruyor:
Ben kendimi gerçekten beğenmiyor muyum, yoksa filtreli halime fazla mı alıştım?
Kendine daha nazik bakmak için küçük adımlar
- Her zaman olmasa da, ara sıra filtresiz fotoğraflar çekmeyi dene.
- Kendine baktığında, sadece görünüşünü değil, o anki duygunu da fark etmeye çalış.
- Başkalarının paylaştığı fotoğrafların da çoğu zaman düzenlenmiş olabileceğini kendine hatırlat.
Filtreleri tamamen hayatımızdan çıkarmak zorunda değiliz. Ama onların, kendimize karşı duygularımızı yönetmesine izin vermek zorunda da değiliz. Dijital Ayna’da, bu dengeyi birlikte konuşacağız.
Yorum bırakın